‘suç duyurusu’ haberleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin dünkü TBMM Grup Toplantısı’nda, kendisine hakaret ettikleri gerekçesiyle, bir grup CHP’li hakkında suç duyurusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın’ın Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin dünkü TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşması sırasında, bir grup CHP’linin alkışlar eşliğinde slogan atarak, Erdoğan’a hakaret ettikleri belirtildi.

“Şikayet konusu sloganın, TBMM çatısı altında daha önce emsali görülmemiş düzeyde seviyesiz ve argo bir slogan” olduğu vurgulanarak, dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Bununla birlikte esas talihsizlik başta Anamuhalefet Partisi lideri olmak üzere hiçbir parti yetkilisinin bu düzeysiz ve seviyesiz slogana müdahale etmemiş olması ve hatta zımnen onaylamış olmasıdır. Esasında Anamuhalefet Partisi lideri, Sayın Cumhurbaşkanımıza hakareti alışkanlık haline getirmiş olduğundan grup toplantısında partililerin attığı sloganı, bu marazi halin bir devamı olarak değerlendirmek mümkündür.”

Dilekçede, tespit edilecek şüpheliler hakkında atılı suçtan soruşturma yapılarak, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan kamu davası açılması talep edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı ve Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, hazırladığı suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdi.

Gaytancıoğlu’nun partisinin Keşan ilçe binasında yaptığı basın toplantısındaki sözlerinden şikayete konu bölümlere yer verilen dilekçede, açıklamaların TCK’nın 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanlığına hakaret suçunun unsurlarını ihtiva ettiği” belirtildi.

Anayasa’nın 104. maddesine göre Cumhurbaşkanının, devletin başı olduğu ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliğini temsil ettiğine dikkat çekilen dilekçede, şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanının bu istisnai konumu, onun kişiliğinin görev ve sıfatıyla kaynaşmış olarak algılanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle makamına yönelmeyip, kişiliğine karşı işlenmiş de olsa Cumhurbaşkanına hakaret suçunun, kişilere karşı suçlar içinde görülmemesi gerekmektedir. Kanun koyucu, bu düşüncelerle Cumhurbaşkanına hakaretin devlete karşı işlenmiş suçlar arasında düzenlenmesini uygun görmüştür. Bir başka anlatımla, suç doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı olan kişiye karşı işlenmekte ise de suçla korunan ve bu nedenle ihlal edilen değer, devletin siyasal iktidar yapısıdır.”

Gaytancıoğlu’nun açıklamalarının düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemeyeceği ifade edilen dilekçede, “Şikayet konusu açıklamaları onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar mahiyetinde olduğundan, hukuken himaye edilmesi mümkün değildir.” değerlendirmesi yapıldı.

MHP Genel Merkezi’nce, olağanüstü kurultayı toplamakla görevlendirilen “Çağrı Heyeti” üyeleri hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Genel Merkez Avukatı Yücel Bulut, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 2016/11529 no’lu şikayet dilekçesinde, “Çağrı Heyeti” üyeleri Ayhan Erel, Ali Sağır ve Mehmet Bilgiç hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 217. maddesi uyarınca, soruşturma açılmasını istedi.

Başvuruda, Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından olağanüstü kurultay çağrısı yapmak üzere, Çağrı Heyeti oluşturulmasına ilişkin kararın MHP Genel Merkezi tarafından temyiz edildiği, bu başvurunun sonucu beklenmeden, üst kurul delegelerinin “korsan kongre”ye davet edildiği belirtildi.

Suç duyurusu dilekçesinde, bazı üst kurul delegelerinin Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk mahkemelerine başvurmaları üzerine olağanüstü kurultay kararının infazının tedbiren durdurulduğu hatırlatıldı. Bu kararlara rağmen, Çağrı Heyeti’nin mahkeme kararlarını, “yok hükmünde saydığı ve tanımayacağını” açıkladığı vurgulandı.

Ankara Valiliğinin “Kongrenin toplanmayacağı” yönündeki açıklamasına rağmen, Çağrı Heyeti’nce delegelerin ve kamuoyunun, kongrenin yapılacağı alana “Kaos çıkartmak” için davet edildiği, “Vatandaşların yasaya aykırı davranmak konusunda teşvik ve tahrik edildiği” ileri sürüldü.

Dilekçede, Yargıtay kararı kesinleşmeden harekete geçen Çağrı Heyeti’nin suç işlediği iddia edilerek şunlar kaydedildi:

“Karar kesinleşmediği için yetkisi olmaksızın kongre tarihi açıklayan, bu konuda yetkisi olmadığı için yaptığı işlemler ihtiyati tedbir yoluyla durdurulan Çağrı Heyeti, kongrenin hukuken yapılmasının mümkün olmadığını bilmelerine rağmen, tarafsızlıklarını yitirmek suretiyle son ana kadar vatandaşları güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirecek tahriklerini sürdürmüşlerdir. Mevcut mahkeme kararlarının varlığına rağmen, karar kesinleşmediği için hiçbir yetkisi olmadığı halde, kongre çağrısı yapan ve de mahkeme kararlarına rağmen vatandaşları, kongrenin yapılacağı ilan edilen alanda toplanmaya davet eden Çağrı Heyeti’nin kamu barışını bozmaya elverişli eylemleri suç teşkil etmektedir.”

Bulut’un suç duyurusu dilekçesinde, Çağrı Heyeti üyeleri hakkında soruşturma talebine dayanak gösterdiği Türk Ceza Kanunu’nun 217. maddesi, “Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır” hükmünü içeriyor.

Oyuncu Erkan Petekkaya, hakaret ve tehdit iddiasıyla oyuncu Nurgül Yeşilçay’dan şikayetçi oldu.

aa

Oyuncu Erkan Petekkaya’nın avukatı Çağdaş Çelik, suç duyurusu dilekçesini Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sundu.

Dilekçede, Petekkaya ile Yeşilçay’ın, “Paramparça” isimli dizide 52 bölüm birlikte rol aldığı hatırlatılarak, Yeşilçay’ın, diziden ayrıldıktan sonra bir gazeteye verdiği röportajda Petekkaya’ya yönelik hakaret içerikli beyanlarda bulunduğu savunuldu.

Yeşilçay’ın müvekkilini üzerinden prim yapmakla ve egolarını tatmin etmekle suçladığını, sayısızca hakaret etmekten kaçınmadığı anlatılan dilekçede, Yeşilçay’ın hakaretlerinin sebebinin anlaşılmadığı kaydedildi.

Nurgül Yeşilçay’ın, Petekkaya’yı, “Onu sonradan uydurdu” diyerek yalancılıkla suçladığı aktarılan dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

“Devamında müvekkilimizin erkekliğini kendi üzerinden taçlandırdığını söyleyerek ağır ithamlarda bulunmuştur. Müvekkilimiz bu ahlak sınırlarını zorlayan açıklamalar karşısında eşine ve hayranlarına karşı küçük düşürülmüş, bir kadın üzerinden prim yapmaya çalışan bir kimse olarak lanse edilmeye çalışılmıştır.Şüpheli her nasılda kendisine çamur atılmaya çalışıldığını, küçük düşürüldüğünü iddia etmiştir. Fakat tarafınızca da araştırıldığında görüleceği üzere müvekkilimizin şüpheli ile öpüşüp öpüşmemek isteyip istemediği gibi bir açıklaması bulunmamakta olup, kendisi tarafından bu kanaate nasıl varıldığı ya da nerede, kim tarafından ya da ne şekilde aşağılanmış olduğu merak konusudur.”

Dilekçede, Yeşilçay hakkında ”hakaret” ve ”tehdit” suçlarından soruşturma başlatılarak, hakkında ceza davası açılması talep edildi.