‘Asayiş’ kategorisindeki haberler

Samsun merkezli 9 ilde FETÖ’nün darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında, aralarında eski Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Kıdemli Albay Murat Özer’in de yer aldığı 24’ü tutuklu 34 sanık hakkında hazırlanan iddianame, 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

SAAT 23.30’DA ÖZEL ARACIYLA
İddianamede, darbe girişimi sırasında Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığında kaydedilen görüntülere de yer verildi. Görüntülerde, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı, nizamiye giriş kapısını gösteren kameranın saatine göre dönemin Albay Hakan Kaya’nın 15 Temmuz’da saat 23.20 sıralarında Sahil Güvenlik Komutanlığı nizamiye girişi kapısında özel aracıyla giriş yaptığı yer aldı.

1_206

‘SIKIYÖNETİM DİREKTİF MESAJI’
Kamera kayıtlarından alınan fotoğraflara göre, TCSG Dost gemisinin muhabere astsubayı C.A. saat 23.27 sıralarında elinde koşar adım götürdüğü evrağın “sıkıyönetim direktif mesajı” olduğu, gönderen kısmının “SAGUVTRA-HABMERTAYFUN” olarak gözüktüğü, “gereği olarak SAGUVKARA (Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı)” ifadesinin yer aldığı, bu bağlamda C.A’nın koşar adımla bu mesajı “TCSG Dost” isimli gemiye ulaştırmaya çalıştığı belirlendi.

Saat 00.12’de ise Özer’in karargah binasına giriş yaptıktan sonra makam odasına Kaya ile girdikleri, Kaya’nın elinde içerisinde evrak olduğu değerlendirilen varaka bulunduğu da güvenlik kameralarından tespit edildi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığına sözde "sıkıyönetim emri"nin geldiği sırada yaşanan hareketliliğin görüntüleri ortaya çıktı. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, darbe girişimi sırasında kaydedilen görüntülere de yer verildi. ( AA - Anadolu Ajansı )

SAVAŞ GEMİSİ LİMANDAN AYRILIYOR
İddianamede, “Kamera kayıtları tahkikat dosyasındaki mevcut bilgi belgeler doğrultusunda imkanlar el verdiğince incelenmiş olup, yapılan incelemeler ve değerlendirmelerde ‘sıkıyönetim direktifi’ konulu evrağın TCSG Dost ve TCSG 69 isimli gemilere iletilmiş olunabileceği, şüpheli Hakan Albay’ın ‘sıkıyönetim direktifi’ni temin ederek şüpheli Murat Özer’e ilettiği, ayrıca saat 00.27 sıralarında haber merkezi görevlilerinin koşar adımlarla şüpheli Murat Özer’e bir evrak ilettikleri anlaşılmış ancak evrakla ilgili bir tespit yapılamamış, TCSG 30 isimli geminin 00.50 sıralarında limandan ayrılarak liman ağzına doğru seyre çıktıkları, güvenlik kamera kayıtlarına göre Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığı personelinin saat 00.10’dan itibaren bir koşuşturmaca içerisinde oldukları anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

3_134

3’ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
İddianamede, dosya kapsamındaki 34 sanık hakkında “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs”, “cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan da 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

4_42

5_39

Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir okuldan hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.

Okuldan çalınan projeksiyon cihazının Yunus Emre Ö. (22) tarafından internet üzerinden satış yapan bir alışveriş sitesinde 450 liraya satışa çıkarıldığını belirleyen polis, şüpheli ile alıcı gibi iletişime geçti.

Şüpheli ile yaptıkları pazarlığın ardından anlaşan polis, Denizevleri Tramvay Durağı’nda buluşma kararı aldı. Polis, buluşmaya cihazı da getiren Yunus Emre Ö’yü gözaltına aldı.

İfadesinde cihazı C.I’dan (17) satmak için aldığını, evinde başka eşyalar da bulunduğunu söylemesi üzerine C.I. da yakalandı.

Yunus Emre Ö’nün evinde yapılan aramada ise okuldan alınan projeksiyon cihazı, televizyon, dizüstü bilgisayar, masa üstü bilgisayar, hava kompresörü, ses sistemi ile çeşitli eşyalar ele geçirildi.

Suçlarını itiraf eden zanlılar, Denizevleri Polis Merkezine götürüldü.

Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 18 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, adliyeye sevk edildi.

Bu arada, operasyon kapsamında bir kişinin de Şanlıurfa’da çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenildi.

Samsun merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Denizli, Kastamonu, Şanlıurfa, Karabük, Amasya ve Uşak’ta 25 Mayıs’ta FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, kapatılan Canik Başarı Üniversitesi, FEZA Koleji, Sakarya Dershaneleri ve NT mağazalarının eski çalışanı 18 kişi gözaltına alınmıştı.

 

Doğanca Mahallesi’nde Murat-Fatma Gazel çifti, sabah sobayı yaktıktan sonra uyuyan kızları Ecrin’i evde bırakarak bahçeye gitti.

Bir süre sonra evden alevler yükseldiğini fark eden komşularının ihbarı üzerine gelen Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale etti.

Yangının söndürülmesinin ardından eve giren ekipler, 4 yaşındaki Ecrin’in yaşamını yitirdiğini belirledi.

Küçük Ecrin’in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Bafra Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Yangını duyarak gelen ve baygınlık geçiren Gazel çiftine ise sağlık ekiplerince müdahale edildi.

Samsun Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada,  kişi veya kişilerin Samsun’da  bulunan bazı şirket, kuruluş ve iş adamlarını telefonla arayarak, kendilerini Samsun Valiliği Özel Kalem Müdürü olarak tanıtıp, “Vali İbrahim Şahin’in bilgisi doğrultusunda olduğunu” söyleyerek bağış talebinde bulunduklarının tespit edildiği bildirildi.

Vatandaşların bu tür aramalara kesinlikle itibar etmemeleri gerektiği vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Valiliğimizin bağış talebinde bulunulması için telefonla arama yapmasının söz konusu olmadığını bir kez daha önemle hatırlatarak, bu gibi durumlarda vatandaşlarımızın derhal 155 Polis İmdat Hattı’na müracaat ederek bilgi vermeleri ya da Samsun Valiliği Özel Kalem Müdürlüğüne ait irtibat telefonunu (0362 431 12 12 – 435 79 97) arayarak bilgi paylaşmaları, telefonla dolandırıcılık suçu işleyen kişilerin yakalanmasına yardımcı olacaktır.”

Haydar Karayiğit’in (35) kullandığı 34 UA 0257 plakalı minibüs, Ordu-Samsun karayolunun Terme ilçesi yakınlarındaki Evci kavşağında, kırmızı ışıkta beklediği belirtilen Kerim T. idaresindeki 42 YU 150 plakalı tıra çarptı.

Kazada sürücü Karayiğit’in annesi Bağdat Karayiğit (53) olay yerinde hayatını kaybetti. Sürücü Karayiğit ile minibüsteki Nursel (24), Güllü (53) ve Rümeysa Alparslan (5), Gülfidan (36) ve Yusuf Eren Çoban (2), Saniye (43) ve Özge Türkmen (21) ile Sutude Cin (61) ise yaralandı.

Olay yerine çağrılan ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu belirtildi.

Jandarma tarafından gözaltına alınan tır sürücüsü Kerim T, basın mensuplarına, kırmızı ışıkta beklediği sırada hızla gelen minibüsün tıra çarptığını söyledi.

Minibüstekilerin, İstanbul’daki bir düğün töreninden Ordu’nun Çaybaşı ilçesine bağlı İlküvez Mahallesi’ne döndükleri öğrenildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan eski maliye müfettişleri Mustafa G, Selçuk K, Burak B, Belgin E, İskender B, Mahmut Tayyar E. ve Ferda Derya Ş’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince 17 Mayıs’ta, Samsun, Ankara, Çorum ve Ordu’daki eş zamanlı operasyonunda gözaltına alınan zanlıların, örgütün şifreli haberleşme programı “ByLock”u kullandıkları iddia edilmişti.

Çarşamba İlçesi’nde sürücüsünün kimliği ve plakası henüz belirlenemeyen otomobil, Irmaksırtı mevkisinde bisikletle yolun karşısına geçmeye çalışan Mustafa Köksal’a (65) çarptı.

BAŞKA OTOMOBİLİN ALTINDA KALDI
Çarpmanın etkisiyle savrulan ve başka bir otomobilin altında kalan Köksal, olay yerinde yaşamını yitirdi. Köksal’ın cenazesi, olay yerindeki çalışmaların ardından Çarşamba Devlet Hastanesi morguna gönderildi. Kaçan sürücülerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Müvcadele Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları istihbarat çalışması kapsamında merkez İlkadım İlçesi Rasathane Mahallesi’nde, DEAŞ’lı teröristlere ait bir hücre evi olduğunu tesbit edip bu sabah buraya baskın düzünledi.

BASILAN EV DİDİK DİDİK ARANDI
1 bomba imha polisi, 2 özel harekat polisi ve 12 Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli toplam 15 polisin katıldığı operasyonda, Iraklı 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin kaldığı hücre evini didik didik arayan polisler ele geçen şuç delillerine ve dijital verilere el koydu.

ŞERİAT MAHKEMESİ GÖREVLİLERİ!
Yapılan soruşturma sırasında gözaltına alınan şüphelilerden Abdulhari Aved Salih S. (25), Taha Fathı Abdullah A. (26), Saado Ahmed Y. (25) ve  Adil Halaf Salih S.’nin (33) terör örgütünde yönetici olduğu, DEAŞ’ın şeriat mahkemelerinde görev aldıkları ortaya çıktı. İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen 10 şüpheliyle ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Şükrü Eken’in yargılanmasına devam edildi.

Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs, Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs, Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından üç kez ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan da 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Eken ile avukatı Mehmet Okan katıldı.

Mahkeme heyeti, eski Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Kıdemli Albay Murat Özer’i tanık olarak dinledi.

Özer, ifadesinde, 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığında görev yaptığını söyledi.

Olay günü Mehmet Şükrü Eken ile bir araya gelmediklerini savunan Özer, “01.30 sıralarında askeri hattan beni arayıp ‘Emir geldi mi?’ diye sordu. Bana Sahil Güvenlik Komutanlığından 01.15’te bir emir gelmişti. Onu sorduğunu zannederek ‘Geldi’ deyip telefonu kapattım. Mehmet Şükrü Eken’den herhangi bir emir veya talimat almadım.” ifadesini kullandı.

Okan ise müvekkilinde örgütün haberleşme uygulaması “ByLock” kaydı tespit edilmediğini, Bank Asya’da da hesabı bulunmadığını öne sürdü.

Askeri kurallara göre görevlendirmelerde görevlendirilecek askerin onayının sorulmadığını anlatan Okan, şunları kaydetti:

“Müvekkilim ‘Sıkıyönetim komutanı’ olduğu yönünde gelen emri yerine getirmemiştir. Sadece birliğinin emniyetini sağlamıştır. Birlik dışına asker ya da silah çıkartmamıştır. Birliğe de sivillerin girmesine izin vermemiştir. Müvekkilim darbeciler tarafından görevden alınmak istenen Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanı Korgeneral Mehmet Daysal ile iki kez telefonda görüşmüştür. Darbe girişimi gecesi müvekkilimin tavrının belirlenmesi için tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum. Ayrıca müvekkilim askeri teamüller gereği sivil telefonlara bakmamıştır. Müvekkilimin kaçma şüphesi yoktur. Tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini talep ediyorum.”

Mahkeme heyeti, Korgeneral Daysal ile Hava Er Eğitim Komutanı Tuğgeneral Celal Başoğlu’nun tanık olarak ifadelerinin alınması, sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 26 Mayıs’a erteledi.

Mehmet Şükrü Eken, darbe girişiminin ardından gözaltına alınmış, 17 Temmuz’da çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Samsun’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda Emniyet Müdürlüğünün sözde “mahrem imamı” olduğu öne sürülen şüpheli yakalandı.

Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince düzenlenen operasyonda, kapatılan Özel Dicle Yurdu Müdürü F.T. (40) kent merkezinde gözaltına alındı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlı emniyete götürüldü.

İl Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şubesi ekiplerinin 3 aylık çalışmanın ardından kent merkezi ile Bafra ilçesinde “torbacı” olarak adlandırılan uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 22 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Zanlılardan 3’ü cumhuriyet savcısının talimatıyla serbest bırakıldı, 19’u ise sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Savcılıktaki sorgularının ardından mahkemeye sevk edilen zanlılardan 15’i tutuklandı, diğerleri ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Samsun’da 24 Mart’ta, narkotik dedektör köpekleri “Ece” ve “Keyta”nın da kullanıldığı operasyonda polis ekiplerince 26 adreste yapılan aramada uyuşturucu ile ruhsatsız silahlar ele geçirilmiş, 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin FETÖ/PDY’nin emniyet yapılanmasına yönelik gerçekleştirdiği operasyonda, aralarında polis memuru ve rütbeli polislerin de bulunduğu 70’i tutuklu 108 sanığın yargılanmasına bugün 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

TUTUKLU SANIKLARIN TAMAMI
Haklarında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’, ‘TBMM’yi ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, ‘Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet etme’ suçlarından dava açılan tutuklu sanıkların tamamı duruşmada hazır bulundu. Tutuksuz sanıklardan ise bir kişi katılmadı.

CEMAATİN DÜZENLEDİĞİ PİKNİKLER
Mahkeme heyetine ifade veren ve duruşmaya Giresun Cezaevi’nden SEGBİS ile katılan tutuklu sanık Mehmet K., üzerine atılan suçlamayı kabul ederek, “Etkin pişmanlık yasasından faydalanmak amacıyla savcılıkta ve hakimde ifade verdim. Cemaatin toplantılarına katıldım. Komiserlik sınavına girmeden önce soruları aldım. ByLock kullandığım da doğrudur. Emniyetteki fotoğraflardan ve sosyal medyadan teşhis ettiğim ve toplantılara katılan meslektaşlarımın isimlerini de verdim. İsmini verdiğim arkadaşlarla toplantılara katıldık. Bazılarıyla da cemaatin düzenlediği piknikte bir araya geldik. Toplantılarda Fetullah Gülen’in kitapları okunur ve dini içerikli konular konuşulurdu” dedi.

FETULLAH GÜLEN İMZALI BELGE
Daha sonra söz alan Mehmet C. ise, “Evimin aranmasında ele geçen Fetullah Gülen imzalı belgenin evime nasıl geldiğini bilmiyorum. Diyarbakır veya Ankara’da görev yaptığım sırada Türkçe Olimpiyatlarına katıldım. Bu belge bana stantlarda verilmiş olabilir. Belgeyi evimde bilinçli olarak tutmadım” diye konuştu. Mahkeme heyeti bugünkü celsede toplam 26 tutuklu ve tutuksuz sanığın ifadesini aldıktan sonra duruşmayı yarına erteledi.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan eski Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Şükrü Eken, 17 Temmuz tarihinde çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET!..
Mehmet Şükrü Eken hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurmak veya yönetme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırılmaya veya görevini yaptırmayı engelleme” suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ… Bugün görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Mehmet Şükrü Eken, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi ve darbe girişiminden önceden haberinin olmadığını savundu. Eken, şunları söyledi:

‘EMİR KOMUTA ZİNCİRİNE UYMADIM’
“15 Temmuz darbe gecesi Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı görevindeyken darbeyi desteklemedim. Kışla içinde emniyet tedbiri alarak personeli kontrol altında tuttum. Darbecilerin darbe emri ile değiştirmeye çalıştırdıkları emir komuta zincirine uymayarak mevcut düzendeki üst komutanlığın bilgisi ve emri dahilinde süreci geçiştirdim. Darbe girişimi akşamı evindeydim. Emrimdeki komutanlar gelen mesajı getirdiler. Mesajda Türkiye’de darbe girişimi olduğu ve sıkıyönetimin ilan edildiği yazıyordu. Mesajı altında da benim Samsun ve Sinop illeri sıkıyönetim komutanı olduğu belirtilmişti.

‘HABERİM OLSA TATİL PLANI YAPMAZDIM…’
Hemen birliğime gidip bütün personelin evden çağrılması emrini verdim. Gece saat 01.00 gibi toplantı düzenledim. Toplantının amacı olarak darbeyi destekleyenler var ise onları tespit etmek ve gerekirse onları tutuklamaktı. Ayrıca sivil bütün telefonları cevap verilmemesinin talimatını verdim. Böyle bir durumda terör saldırısı olur diye de birlikteki güvenliği hat safhaya çıkardım. Eşim Ankara’da GATA’da çalıştığı ve çocuklarım ile birlikte Ankara’da yaşadığı için onları tatile gitmek için Samsun’a çağırmıştım. Olay akşamı Samsun’a geldiler. Ben de 20 gün izin almıştım ve iznim de 16 Temmuz’da başlıyordu. Türk Silahlı Kuvvetlerinde yaş toplantısına 10-20 gün kala izin almak gelenektir. 16 Temmuz sabahı ailem ile birlikte Karadeniz turuna çıkacaktım. Hatta Batum gezisi için de yurt dışı çıkışı izin önceden Genelkurmaydan izin talep ettim. Eğer darbe girişiminden önceden haberim olsaydı niçin tatil planı yapayım?

SAMSUN VALİSİ İLE GÖRÜŞTÜM…
Samsun’da en kıdemli komutan olduğum için Garnizon Komutanlığı görevi de bendeydi. Sahil Güvenlik Bölge Komutanı Albay Murat Özer’i arayarak darbe emrinin gelip gelmediğini sordum. Bana darbe emrine uymadıklarını söyledi. Sayın Samsun Valisini tenzih ediyorum. Sayın valinin ismi cemaat ile bağlantı söylemler kulağımıza kadar gelmişti. 1.5 ay önce de gazetelerde okudum. Ben sivil aramaya cevap vermeyin dedim. Darbe gecesi sayın vali ile telefonla görüştüm. İl Jandarma Komutanı Vural beyi telefonla aradım. Vali bey ile beraber olduğunu söyledi. Telefonu vali beye vermesini söyledim ve vali bey ile görüştüm. Vali bey telefonuma ulaşamadığı için sitemli konuştu. Darbe mesajına kadar böyle bir şeyden haberim yoktu. Gelen mesajı kanunsuz olduğu için yerine getirmedim.

VALİ BEY BENİM AMİRİM DEĞİL…
Alnım ak, başım dik şekilde Anayasaya saygılıyım. Ağırlaştırılmış bir suç ile yargılanmama rağmen firar etme imkanım vardı. Savcı beye niçin gözaltına alındığımı sorduğumda Samsun, Sinop sıkıyönetim komutanı olduğumun evrakta yazılı olduğunu söyledi. Sinop sıkıyönetim komutanı olduğumun belirtilmesine rağmen darbe gecesi Sinop’ta bir kişiyi bile telefonla aramadım. Darbe gecesi kışlamı emniyet altına alıp personelimi kontrol altında tuttum. Hiçbir suçum olmamasına rağmen 8 aydır tutukluyum. Ordumuza ve milletimize sadakat örneği göstererek darbe emrini yerine getirmememe rağmen 8 aydır tutukluyum. Bu hain girişimi yapanlarla irtibatımın olmadığını bildirmek isterim. O akşam sadece vali beyle değil hiç bir sivil ile görüşülmesini istemedim. Vali beyin komutanım meydanlardayım mesajını da görmedim. Çünkü telefon taşımıyorum. Vali bey ile görüşüp görüşmememin bir ehemmiyeti yok. Vali bey benim amirim değil.

PİŞMANLIK YASASI’NDAN YARARLANMAK İSTEMİYORUM

FETÖ/PDY ile bağlantım olduğunu kabul etmiyorum. Ne bir gazetelerini aldım ne de bir dergilerine abone oldum. Ne dershanelerine gittim ne de yardımda bulundum. Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak istemiyorum. Çünkü ben suç işlemedim ve beratımı istiyorum.” Eken’in ByLock kaydının bulunup bulunmadığının tespiti için duruşma 5 Nisan’a ertelendi ve tutukluluğunun devamına karar verildi.

Atakum Belediyesi ve Atakum Kent Konseyi işbirliği ile 2016 yılının Nisan ayında gerçekleştirilen “Atakum Çalıştayı” sonucunda elde elden bildiriler bir kitap haline getirildi. “Atakum’a Akademik Bir Bakış – Yeni Atakum” adı verilen kitapla ilgili olarak Atakum Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Bekir Şişman ile bir araya gelen Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Bu kitap ile Atakum’un geleceğine ışık tutacağız” dedi.

İLÇENİN GEÇMİŞİNDEN ANALİZLER
Atakum’un marka bir kent olması yolunda emin adımlarla ilerlediklerine dikkat çeken İshak Taşçı, “Atakum’un imgelerinin ortaya çıkartılması, istihdamın arttırılması, sosyal ve kültürel eğilimlerinin ortaya koyulması noktasında çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarımızı gerçekleştirirken de ortak akıla son derece önem veriyoruz. İlçemizin yarınlarını planlarken, bu planlama aşamasına akademik bir bakış kazandırıyoruz. Bu kitap ile ilçemizin geçmişinden analizler, geleceğine ışık tutan bilgilerin olduğu bir değerli eseri kazandırmış olduk. Emeği geçenlere teşekkür ediyor, ilçemize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

ATAKUM’UN RÖNTGENİ ÇEKİLDİ
Atakum adına ilk kez böylesi kapsayıcı ve geniş katılımlı bir akademik çalışma gerçekleştirildiğini ifade eden Atakum Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Bekir Şişman ise, “23 yıllık Atakum Belediyesi tarihinde ilk kez bu denli kapsayıcı, geniş katılımlı bir akademik çalışma ortaya çıkartıldı. İlçenin tüm özelliklerine, kapsamlı bir röntgen çekildi. Sonuçlar değerlendirildi ve belki de yüzyıllar sonra bile faydalanılabilecek bir eser hazırlandı. Bu çalışmanın mimarı olan Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı’ya teşekkür ediyoruz” dedi.

Samsun Valisi İbrahim Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, Samsun İl Jandarma Komutanlığınca, Samsun’un Alaçam, Bafra, 19 Mayıs ve Yakakent ilçelerinde uyuşturucu madde imal etme ve ticaretine yönelik alınan istihbarat bilgileri üzerine çalışma başlatıldığını bildirdi.

Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığından alınan karar doğrultusunda Alaçam ilçe merkezli 18 şüpheliye yönelik İstanbul, Kocaeli, Samsun 19 Mayıs, Bafra, Yakakent ilçelerinde operasyonlar yapıldığını kaydeden Şahin, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Samsun İl Jandarma Komutanlığınca şüphelilerin yakalanmasına yönelik 108 personel, 29 araç ile İstanbul’da 2, Kocaeli’nde 2, Samsun’un Alaçam ilçesinde 12, Bafra’da 4, 19 Mayıs ve Yakakent’te birer olmak üzere toplam 22 adrese Samsun Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüklerinin katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Uyuşturucu tacirlerinin ev, iş yerleri ve araçlarda yapılan aramalarda 194 sentetik hap, 407 gram bonzai, 184 gram esrar, 2 gram eroin, 1 adet ruhsatsız tabanca ve muhtelif çaplarda 38 fişek, 3 ruhsatsız av tüfeği, 12 av tüfeği fişeği, 2 av tüfeği şarjörü, 1 adet 7.65 mm tabanca şarjörü, 2 adet 7.65 mm tabanca fişeği, 4 kurusıkı tabanca, 40 kurusıkı tabanca fişeği, 7 gram kubar esrar, 6 gram kenevir tohumu, 10 uyuşturucu madde kullanma aparatı ve 1 çelik kasa ele geçirilmiştir.”

Şahin, operasyonlar kapsamında 18 şüphelinin gözaltına alındığını, jandarmadaki işlemlerinin sürdüğünü belirtti.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, çatışma bölgeleriyle irtibatlı şahısların eylem ve faaliyetlerini tespit ve deşifresine yönelik çalışma yürüttü. Bu doğrultuda, Abdulsattar Ali O’nun (30) daha önceki dönemlerde Irak’ın Bağdat, Musul, Kain ve el Ambar şehirlerinde DEAŞ terör örgütü içerisinde “savaşçı” olarak faaliyet gösterdiği belirlendi.

DEAŞ HÜKÜMLERİNE UYMAYANLARA CEZA
Maherhameed K’nin (46) daha önceki dönemlerde Irak’ta DEAŞ içerisinde faaliyet gösterdiği, DEAŞ adına şeriat hükümlerine uymayanlara verilecek cezaları belirlediği tespit edildi.
TERÖR ÖRGÜTÜNE BİAT ETTİ
İsmail I’nın ise (27) 2014-2015 yıllarında DEAŞ mensuplarının Irak’ın Telafer şehrine gelmesine müteakip terör örgütüne biat ettiği, örgüt içerisinde yaklaşık 2 yıl silahlı olarak faaliyet gösterdiği, örgüt Telafer şehrini kontrol altına aldıktan sonra arkadaşlarıyla Telafer’de DEAŞ adına halka şeriatı uygulama faaliyetlerinde bulunduğu, emirlerine uymayanları örgütün talimatları doğrultusunda cezalandırdıkları bilgisine ulaşıldı.

KAÇAK GELDİLER
Zanlıların kaçak yollarla Türkiye’ye geçerek Samsun’a geldiklerini belirleyen ekipler, İlkadım ilçesinde belirlenen 3 adrese operasyon düzenledi. Operasyonda Irak uyruklu 3 şüpheli gözaltına alındı. İkametlerde arama yapan ekipler, zanlıların cep telefonlarına el koydu.

Şüpheliler, emniyet müdürlüğüne götürüldü.

Emniyet Genel Müdürlüğünün koordinesinde ülke genelinde haklarında kesinleşmiş cezaları bulunan şahısların yakalanmasında etkinliğin artırılması ve süratle adalete teslim edilmelerine yönelik Samsun’da da çalışma başlatıldı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığından alınan karar doğrultusunda Samsun Emniyet Müdürlüğünde görevli 87 ekip ile 247 personelin katılımıyla kent genelinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Belirlenen 135 adreste arama yapan ekipler, 42 kişiyi yakaladı.

Gözaltına alınan şahıslar, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.

Samsun'da aranan 42 kişi yakalandı

Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı İsa Fidan Konferans Salonu’ndaki duruşmaya “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamalarıyla yargılanan 12’si tutuklu, 27 sanık ile avukatları katıldı.

Tutuklu sanıklardan avukat F.C.Ş, “Fetullah Gülen sivil toplum hareketi anlayışı” ve “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün” ayrı ayrı analizlerinin yapılmasını talep etti.

İnsanların FETÖ/PDY terör örgütünü bilmediğini iddia eden F.C.Ş, “Dolayısıyla yapılan iddialarda ve ithamlarda kasıt unsuruna çok ciddi şekilde dikkat edilmesi gerekiyor. Ben FETÖ/PDY’yi bilmem. Ben hayatım boyunca vatanıma milletime devlete yardımcı olmaya çalıştım. Bu arada başımızdaki idarecilerin de teşvik ettiği şekilde hareket etmeye çalıştım. Böyle bir yapıyla hiçbir zaman alakam olmadı ki benim. Böyle bir yapıyla alakam olduğuna dair bir belge şahit falan da yok.” dedi.

F.C.Ş, 2011 yılından sonra hiçbir sivil toplum hareketi, cemaat ya da herhangi bir sivil toplum kuruluşuyla irtibatının olmadığını da kaydetti.

İddianamede, “Samsun’un FETÖ/PDY terör örgütünün avukat ve çevre illerinin sorumlusu” olduğunun iddia edildiğini kaydeden F.C.Ş, “Benim böyle bir sorumluluğum olduğuna dair bir tane şahit bile yok. Hangi illere ne zaman gitmişim, hangi toplantılara katılmışım, hangi kararları almışım? Baskı uyguladığım, para toplattığım söyleniyor. Kurban topladığım söyleniyor. Kimden kurban toplamışım, ne zaman hangi günlerde gitmişim. Bunlar belli değil.” diye konuştu.

 Samsun Milletvekili Fuat Köktaş ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın avukatlığını yaptığını vurgulayan F.C.Ş, “Bunların avukatlığını yapmış olduğumuz dönemde maalesef basın davalarına bakıyordum. İstemezdim, keşke basındaki insanlarla bu kadar kötü olmasaydım. Bana karşı bazılarının husumeti meydana geldi. En küçük bir meselede benimle ilgili maalesef sür manşetten haberler yapılıyor.” ifadelerini kullandı.

F.C.Ş, basında yer alan “FETÖ’nün Karadeniz’deki kasası” ve 800 milyon lira parasının olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını da öne sürdü.

Bank Asya’da yaklaşık 10 yıldır hesabı olduğunu aktaran F.C.Ş, şöyle devam etti:

“Hiçbir zaman Fetullah Gülen isimli şahsın talimatına dayalı olarak Bank Asya’ya para yatırmış değilim. Biz Bank Asya’ya borçluların para yatırmasını istiyoruz. Müvekkiller adına yapılan bazı tahsilatlar Bank Asya’ya paralarını yatırıyorlar. Biz de Bank Asya’ya yatırılmış olan paraları müvekkillerin hesaplarına aktarıyoruz. Bank Asya’yı tercih etmemizin sebebi EFT ya da havale parası almamış olması.”

Cumhuriyet savcısı mütalaasında tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirlerinin yurt dışı yasağı getirilerek devamına, mal varlıklarındaki tedbirlerinin kaldırılmasının reddine, tutuksuz sanıklardan E.Ç. ile F.C.Ş’nin tutuklanmasına, tutuklu sanıklardan M.Y, Z.A. ve M.A’nın yurt dışı yasağı getirilerek, adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan M.Y, Z.A. ve M.A ile etkin pişmanlık hükümleri kapsamında S.Ş, K.Y. ve M.S.Ö’nün tahliyesine, mal varlıklarında tedbirler ile tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, diğer tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar vererek, duruşmayı 7 Nisan’a erteledi.

Samsun’da, 10 Ağustos’ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında kapatılan Güven Hukuk Tahkim ve Arabuluculuk Derneği üyesi 24 avukat ile 3 kişi gözaltına alınmış, 11 avukat ile 1 avukat katibi tutuklanmıştı.

Samsun’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, “ByLock” kullanan emniyet mensubu sanıkların fiilen darbe teşebbüsüne iştirak ettikleri kanaatine vardığı belirtildi. İddianamede “ByLock” kullanan emniyet mensubu sanıklar hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

MAHKEME İDDİANAMEYİ KABUL ETTİ
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosunca FETÖ’nün emniyet yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 72’si tutuklu 108 eski emniyet mensubu sanık hakkında hazırlanan iddianame Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede FETÖ’nün şifreli haberleşme uygulaması “ByLock” kullanan sanıkların, fiilen darbe teşebbüsüne iştirak ettikleri hususunda savcılığın kanaate vardığı vurgulandı.

3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET!
Bu çerçevede “ByLock” kullandığı tespit edilen sanıkların “Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından 10 yıldan 15 yıla kadar hapsi isteniyor.

‘KOMİSERLERİN ABİSİ’NİN İTİRAFLARI
FETÖ’nün darbe girişimi sırasında emniyet mensubu sanıklar arasındaki “ByLock” yazışmalarına da yer verilen iddianamede, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra itirafçı olan örgütün “komiserler grubu abisi” T.S’nin itirafları da dikkati çekti. İddianamede T.S’nin itirafı doğrultusunda emniyet oluşumuna “abi”lik yapan FETÖ mensupları tarafından, emniyet mensubu örgüt üyelerine yönelik darbeye fiili destek çağrısı yapıldığı bilgisine yer verildi.

‘DARBEYE DESTEK OLUN’ MESAJLARI
T.S, darbe girişimi gecesi FETÖ’nün “emniyet abisi” ve “emniyet imamları” tarafından, örgütün şifreli haberleşme uygulaması “ByLock” gibi programlar kullanan emniyet mensubu üyelerine, alt abilere, 15 Temmuz darbe girişimine destek olunmasına yönelik mesajlar atıldığını itiraf etti.

‘İŞİ GÜCÜ BIRAKIN, ASKERE DİRENMEYİN’
Sanık T.S, “Samsun il emniyet komiserleri imamı” olan “Yavuz” kod adlı kişinin ByLock’tan, “Değerli abiler şu an askerler yönetime müdahaleye başladı. Herkes işini gücünü bıraksın, bulunduğu yerden arkadaşlarını yönlendirsin ve askerlerin müdahalesine yardımcı olmalarını temin etsin, direnmesinler, direnen emniyet güçlerine engel olsunlar. Her ilden ve bölgeden yapılan müdahale konusunda bilgi alalım. Bu strateji ile hareket edip bizi her yerden bilgilendirin. Düzgün not yazın. Askere direnmesin arkadaşlar, direnenlerin direncini kırsınlar, özellikle özel harekatta ve çeviktekiler askere teslimiyet gösterip menfilerin direnci kırılsın. Herkese ulaşalım” şeklinde mesajlar gönderdiğini de kaydetti.