Kurtulmuş’tan kritik ABD açıklaması

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ABD’lilerin 15 Temmuz’da düzenlenen darbe girişimine geç tepki vermiş olmasının iki ülkenin dost ve müttefik oluşu arasındaki ilişkiyi bağdaştırmak bakımından zorluklar oluşturduğunu ifade etti.

Kurtulmuş’tan kritik ABD açıklaması
Haber Tarihi: 7 Eylül 2016


Kurtulmuş, New York’ta Türk basın mensuplarına ABD temaslarına ilişkin  değerlendirmelerde bulundu. Chicago ve New York’ta çok sayıda faydalı görüşmeler yaptıklarını  belirten Kurtulmuş, temaslarında FETÖ’nün darbe girişimi, Fırat Kalkanı Harekâtı,  DAEŞ, PKK ve PYD ile mücadele konularını ve Türkiye’nin pozisyonunu muhataplarına  ifade ettiklerini söyledi.

Görüşmeler sırasında FETÖ darbe girişimi ve ABD’nin konuyla ilişkisi  konusunda sorular da geldiğini ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin pozisyonu bellidir: Türkiye, resmi olarak bu darbe  teşebbüsünün arkasında Amerikalı yetkililerin olduğu şeklinde bir kanaat, görüş  belirtmemiştir. Bu konuda herhangi bir delil, herhangi bir açık gösterge  bulunmamaktadır. Ancak özellikle darbe teşebbüsünden sonra Amerikalıların geç  tepki vermiş olması Türk halkının zihninde bu durum ile mevcut dostluğumuz  arasındaki ilişkiyi bağdaştırmak bakımından zorluklar oluşturmuştur. Bunu  kendileriyle de paylaştık. Ayrıca, hâlihazırda 80 koli tutan belge, bilgi ve  ifadeler; Gülen’in bu darbe teşebbüsü ile ilgili, onun arkasında olduğunu  gösteren belgeler Amerikan makamlarına teslim edilmiştir. Dolayısıyla bu  belgelerin, bilgilerin bir an evvel değerlendirilmesini arzu etmekteyiz. Bu adamı  Türkiye’ye iade edin ya da biran evvel burada tutuklayarak sürecin bizim  açımızdan daha sağlıklı yürütülmesinin zeminini hazırlayın.”

Kurtulmuş, Türkiye ile ABD arasındaki suçluların iadesiyle ilgili  anlaşmanın açık olduğunu ve buradaki haklar doğrultusunda en azından dava devam  ettiği sürece FETÖ elebaşı Gülen’in burada tutuklanmasını talep etme hakkı ortaya  çıktığını ifade etti. Bakan Kurtulmuş, iade prosedürünün siyasi değil hukuki olduğunun ve  zaman alacağının farkında olduklarını kaydederek, “esas olarak bu kişinin, bu  adamın Türkiye’ye iadesi ve tutuklanması ile ilgili niyeti daha açık görmek  istediğimizi çeşitli vesilelerle dile getirdik.” dedi.

“FETÖ ile mücadele devlet politikası”

ABD’li yetkililerden empati kurmalarını da istediklerini anlatan  Kurtulmuş, “Eğer ABD’de seçilmiş yöneticileri değiştirmek için darbe yapan birisi  Amerika’dan kaçıp gelse ve Türkiye’de, örneğin Çankaya’da bir köşkte otursa;  kendileri bu konuda ne hissederlerse biz de onu hissediyoruz.” diye konuştu. FETÖ terör örgütü ile mücadelenin iktidar partisinin tek başına  üstlendiği bir görev olmadığını anlatan Kurtulmuş, bunun iktidarıyla  muhalefetiyle tüm demokratik siyasetin sahiplendiği bir çaba olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, FETÖ ile mücadelenin bir devlet politikası olduğunu da  hatırlatarak, “Bundan sonra Türkiye’de iş başına bir başka hükümet dahi gelse,  Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararları çerçevesinde FETÖ ile mücadele etmek  mecburiyetindedir. Hele hele 15 Temmuz’dan sonra bu mücadele şehitlerimizin anısı  hürmetine, Türkiye’nin bekası hürmetine, Türkiye’nin geleceği bakımından her  yerde kesintisiz sürdürülmek mecburiyetindedir.” dedi.

FETÖ ile mücadelenin uzun soluklu olacağına da işaret eden Kurtulmuş,  “Şunu da açıkça görüyoruz: FETÖ mensupları, ‘Tamam biz yenildik artık işimiz  bitti’ deyip kenara çekilmeyecektir. Bizim bunlarla dünyanın her yerinde  özellikle yapılacak algı operasyonlarına karşı mücadele etmemiz gerekiyor.  Onların Türkiye’ye karşı oluşturacakları olumsuz algılara karşı mücadele etmemiz  gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Terör örgütlerinin düğmelerine basıldı”

Kurtulmuş, Fırat Kalkanı Harekâtını da ziyaret çerçevesinde  muhataplarına anlattığını ifade ederek, Türkiye’nin kendi sınırlarını DAEŞ ve  PYD’nin saldırılarından korumak için harekete geçtiğini belirtti. Bunun  uluslararası hukuktan kaynaklanan açık bir hak olduğunu dile getiren Kurtulmuş,  bu konuda tüm taraf ülkelere de önceden bilgi verildiğini söyledi.

Türkiye’nin bu konuda üç kırmızı çizgisi olduğunu kaydeden Kurtulmuş,  ilkinin sınırların güvenliğinin sağlanması, ikincisinin Suriye’de PYD koridoru  oluşma ihtimalinin engellenmesi sayesinde Suriye’nin toprak bütünlüğünün  korunması, üçüncüsünün ise PYD’nin bütünüyle Fırat nehrinin doğusuna çekilmesi  olduğunu anlattı.

Kurtulmuş, Türkiye’nin geçen yılın Temmuz ayından bu yana terör  örgütlerinin topyekûn saldırısı altında olduğunu da belirterek, “Bir taraftan,  DAEŞ, bir taraftan PKK, diğer taraftan başka terör örgütleri; tümü aynı karanlık  odadan idare ediliyormuşçasına düğmelerine basıldı ve harekete geçirildi.” dedi.

“Bizden kimse terör örgütlerine karşı müsamahakâr davranmamızı  beklemesin.” diye konuşan Kurtulmuş, Türkiye’nin tüm terör örgütleriyle etkin  şekilde mücadele edecek güçte olduğunu ifade etti.

Yazı hakkındaki yorumunuzu paylaşın...